ESENLİ'DEN KERKELİ'YE ÇAĞLAN YÜRÜYÜŞÜ
Gönderen ahem15 - Haziran 21 2010 15:36:45
Esenli'den başlayan Kerkeli-Çağlan yürüyüşü gerçekleştirildi.
Haber Metni

Kumlu Kerkeli arasında Derbent boğazı

Antik kent Balbura yakınında Esenli Sediri

Esenli-Maşatalanı arasında antik dönemlerden kalma kazan


Maşatalanı yaylasında kuzu sürüsü

Maşatalanı yaylasında ekibimize koyun yoğurdu ikram eden Kerimlerden Hüseyin-Fatma Özen'e ait yayla evi

Ekizpınarı altında başka bir yayla evi

Sularını Çaymar yoluyla Kurudereye ve Dalaman çayı Dirmil havzasına boşaltan Huma Çukuru

Huma Çukuru tepelerinden Çağlan Dağı

Huma Çukuru tepelerinden Kumlu yaylası

Kumlu yaylasından Destili çeşmeleri

Çağlan arasında bir düden

Ekibimiz Kumlu Yaylasında Tuncay Erkan'ın ikram ettiği koyun yoğurdu ile öğle yemeği yerken 
Çağlan Dağı Zirvesinden Dirmil görünümü

Çağlan dağı kuzey yamaçlarında Pardavşan

Derbent bölgesinde dağın kuzey yamacında dağ kavağı diyebileceğimiz tarzda ağaçlar


Kerkeli dağı eteğinde Kerkeli Mezarlığı

Çırkıcak Dağı Yelimcik üstünde her biri anıtsal özellikte çam ağaçları
KERKELİ(Antik dönem Anadolu halklarından Luvi dilinde doruk anlamında) ZİRVESİ
Yürüyüşümüz,Dirmil-Fethiye yolu üzerindeki 1595 rakımlı Dirmil Beli sonrasında başladı. Çam ve sedir ağaçları bize yol boyunca arkadaşlık etti.Çolkayık yöresi içinde bulunan Balbura antik kenti sınırları içinde kalan Esenli Mezarlığı bölgesinden devam etti.Esenli'de Esenli Sedirini doyasıya seyrettikten sonra çam ormanları arasından Maşatalanı yolunu tuttuk.Yol üzerindeki dev çam ağaçları ve Balbura antik kentine su getirilen su kemerleri ile Maşatalanı öncesindeki 1x1.5 m ebatlarındaki antik kazanı gördükten sonra Maşatalanı yaylası karşıladı bizi.Burada geniş tarım alanlarını seyrederken karşıda İncebel ve Domu sırtları ve Kel Dağ'ın heybetini gördük.
Ekizpınarını sağımıza alarak Belenarası mevkiine çıktığımızda aynı anda gerimizde Dirmil kuzey yaylalarını ve Erbeleni bölgesini,karşımızda önce Çağlan Dağı ve Boncuk Dağlarını, solumuzda Çaymar bölgesini ve çok uzaklarda Karanlıkdere Kanyonu'nun silüetini doyasıya seyrettik.Kekik,elgaldıran,çalba, astragalus dirmilensis ve cephalaria dirmilensis kokuları arasında Huma Çukuru'na ulaştık. Huma çukuru tepeleriyle birlikte Baş Kumlu ve Orta Kumlu yaylaları bütün heybetiyle bizi kucakladı. Destili yukarısında su kaplarımızı tekrar doldurarak Kumlu'dan Çağlan dağı zirvesine dağın güneyinden tırmandık.Zirveye vardığımızda Ankara'dan bizi arayan Sayın Cahit Göçer bulunduğumuz noktanın 2089,7 m olduğunu söyledi.Yine orada Kerkeli kelimesinin Anadolu halklarından Luvi dilinde yüksek doruk anlamına geldiğini söylemesi ve yine Kerkeli altında Kerkeli mezarlığına mutlaka uğramamız gerektiğini belirtmesi ekibimizde heyacanı yükseltmişti.Tarihimize,coğrafyamıza ve kültürel varlıklarımıza bu kadar duyarlılık gösteren Sayın Cahit Göçer'e tekrar tekrar teşekkür ediyoruz.
Çağlan Dağı zirvesinde gözlerimizin alabildiği tüm mekanları doyasıya seyrettik.Yükseltiye bağlı olarak ardıç ağaçlarını boylarının kısa oluşu ve kayalardaki fiziksel parçalanmalar dikkatimizden kaçmadı.
Zirveye çıktığımız yolun farklı bir kesiminden geriye bir çok karstik yüzey şekillerini ve Koçaş Dağı zirvesinde gördüğümüz 5-10 cm boyunda tüylü çiçekleri seyrederek Baş Kumlu'ya indik. Kumlu'yu Derbent ve Kerkeli bölgesine bağlayan çentik vadi özelliğindeki Derbent boğazını aşarak Derbent bölgesine ulaştık Derbent boğazı güneyinde Çağlan dağı uzantılarında dağın kuzeyinde yaklaşık 1 dekarlık alanda gördüğümüz kavak ağacına benzer bir bitki topluluğu bütün hayal ve gerçek bakışlarımı zorladı.Bu bitki topluluğunu Dirmil bölgesinde başka hiçbir yerde görmediğimizi bütün ekip arkadaşlarım itiraf ettiler.Ama bu bitki topluluğunun özellikleriyle ilgili araştırmamız devam edecektir.
Kerkeli Dağı'nın eteklerinden Kerkeli mezarlığına ulaştık.Mezarlık çok eski dönemlere ait.Hiçbir mezarda isim veya işaret yoktur.Kerkeli'den sonra Tavşantaşı çam ağaçları arasından,Yelimcik üstüne ve oradan aygüllerinin,sedirlerin ve meşe ormanlarının coğrafyası Çırkıcak Dağı'na ulaştığımızda Dirmil ovasıyla birlikte tüm yerleşim alanlarını doyasıya seyrettik.
Yürüyüş sonunda yılların bir hayalini gerçekleştirmemizin mutluluğu ile başarımızı Dirmil Meydanı'nda çay içerek sonlandırdık.
Altınyayla Halk Eğitimi Merkezi'nin 2010 yılı proğramında 4. sünü gerçekleştirdiği bu yürüyüş ile tarihi mekanları ve zirveleri bir arada hissettik.
Asırlarca konar-göçer yörük ve Türkmen obalarının yurt olarak kullandıkları Esenli,Huma Çukuru,Kumlu,Derbent ve Kerkeli gibi mekanlardaki yurt yatakları ,mezarlık alanlar , kadim patika yollar ve çeşmeler elbette ki bizi geçmişe taşıdı. Bu geniş ve zengin coğrafyaların tanıtılması ve korunması dileğiyle bir sonraki yürüyüşümüz Çırkıcak-Kumlu-Çaymar-Kurudere-Akmar hattındadır.
Altınyayla Halk Eğitimi Merkezi